“İthalatın adı bile yetti”
Et fiyatları konusunda yaşanan fiyat artışlarına dikkat çeken ve kamuoyunu harekete geçiren Sağlıklı Gıda Platformu, ithalat fikrini ortaya atarak, spekülatif fiyatın önlenmesini sağladı.
Hesaplamalara göre tüketiciden sektör profesyonellerine kadar uzanan zincirde, toplamda 3.6 milyar dolar kasamızda kalacak.
Sağlıklı Gıda Platformu (SGP) 2010 yılındaki ikinci çalıştayını 26 Mayıs 2010 günü İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde gerçekleştirdi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları, KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Nazım Ergene ve İstanbul İl Tarım Müdürü Ahmet Kavak’ın da katıldığı Uluslararası Gıda Kurultayı’nda “tarım ve hayvancılıkta yeni ufuklar” tartışıldı.
Kurultay’ın açışında konuşan Sağlıklı Gıda Platformu Yürütme Kurulu Başkanı Hüseyin Bozdağ, et ithalatına kadar gelen süreci ve ortaya çıkan faydayı değerlendirdi. “6 Şubat 2010 yılında yaptığımız basın açıklamasın da dünyanın en pahalı etini tüketen Türkiye 185 dolara kırmızı eti tükettiğini haberi ile sarsıldı” diyen Bozdağ gelinen noktada ortaya çıkan rakamsal faydayı da şu sözlerle ortaya koydu:
3.6 milyar dolar cepte
“Bir kaşık suda fırtına koparıldı. Açılan ihalede ithalatla ilgili kota, Türkiye’nin yaklaşık bir günlük tüketimine denk geliyor. Fakat mesele çok yanlış mecralara çekildi. Oysa Türkiye’nin bir günlük tüketimi 32 milyon dolarlık et olarak kabul edildiğinde, yıllık takribi 12 milyar dolarlık bir harcama ortaya çıkar. İthalat söyleminin öncesinde, komşularımızda 3 TL olan karkas et fiyatı bizde 20 TL seviyesine çıkmıştı. İthalatın lafının ortaya çıkması ile birlikte yaşanan süreçte, bugün piyasaya ithal et girmeden dahi, rakam 15 TL seviyesine düştü. Etlerin piyasaya girişiyle birlikte fiyatın 13 TL düzeyine oturacağı tahmin ediliyor. Bu hesapla yapılan operasyonun piyasaya olan yıllık katkısı 3.6 milyar doları buluyor. Ortaya çıkan değer Sağlıklı Gıda Platformu’nun bireysel tüketicilere, endüstriyel et üreticilerine, otel ve turizm sektörüne, lokantacılara, kasaplarımıza ve tüm insanımıza armağanı olsun.”
Hüseyin Bozdağ, bundan sonraki süreçte SGP’nin beklentisinin piyasanın regüle edilmesinin ardından ithalatın kapatılması olduğunu belirtti. Et ve Balık Kurumu’nun bu operasyon açısından çok doğru seçilmiş bir adres olduğunun da altını çizen Bozdağ, “Piyasa normale döner dönmez köylümüzün önünü açacak yeni ırk ıslahı ve ırk geliştirilmesine yönelik çalışmaların başlatılması beklentisindeyiz” dedi.
Hayvancılığa 1.2 milyar TL destek
Kurultayda konuşan Tarım Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları ise yeniden yapılanmanın ipuçlarını verdi. Gen Bankası ve Ar-Ge’nin sektörün en önemli sorunu olduğuna dikkat çeken Mirmahmutoğulları tarımda devlet politikasının önemine ve teknoloji kullanımının kritik rolüne değindi. Geliştirilen 840 çeşidinin yüzde 91’inin bakanlığa, yüzde 9’unun da üniversitelere ait olduğunu hatırlatan Vedat Mirmahmutoğulları “Bu çok üzücü bir oran. Üniversitelerimizin ar-ge konusunda daha etkin hale gelmesi gerekiyor” şeklinde görüş bildirdi. Et ve Balık Kurumu’nu hayvansal gıda ve hayvancılık konusunda TMO benzeri müdahale kurumu haline dönüştüreceklerini söyleyen Tarım Bakanlığı Müsteşarı, hayvancılığa ayrılan desteğin 1.2 milyar TL olduğunu açıkladı. İthalat kararına ilişkin görüşlerini de paylaşan Mirmahmutoğulları ‘Spekülatif fiyatların önlenmesi açısından ithalatın yolunu açtık” dedi.
Gıda Güvenliği kadar güvenilirliği konusunda da hassas olduklarını belirten Tarım Bakanlığı Müsteşarı açıklamasını şöyle sürdürdü: “Benim imzam ile çıkan bir uygulama ile, bundan sonra aranan şartları yerine getirmeyen hiçbir hayvan boğazlardan batıya geçemeyecek. Bunun ilk sonuçlarını Kurban Bayramı’nda göreceğiz.”
Ercüment Balakoğlu ile keyifli sohbet
KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Nazım Ergene’nin de bir konuşma yaptığı kurultayda Nazım Ergene, benzer sorunları yaşayan KKTC’de çözüme nasıl ulaşıldığını anlattı. ‘Tarım ve Hayvancılıkta yeni ufuklar’ ve ‘Gıda Güvenliği bir ütopya mı’ başlıklı oturumlarda dünyadan ve Türkiye’den çözüme yönelik farklı projelerin tartışıldığı kurultay, tiyatro sanatçısı Ercüment Balakoğlu’nun keyifli söyleşisi ile son buldu.